KONFEDERASYON HABERLERİ

Mehmet Akif İnan Ödülleri Sahiplerini Buldu
Memur-Sen’in kurucu Genel Başkanı, şair, mütefekkir, öğretmen ve sendikal mücadelenin öncü ismi Mehmet Akif İnan, vefatının 26’ncı yılında düzenlenen 7. Mehmet Akif İnan Ödül Töreni ile anıldı. Mehmet Akif İnan’ın fikir dünyasını, medeniyet tasavvurunu ve emek merkezli sendikal mücadelesini yaşatmak amacıyla geleneksel olarak düzenlenen tören, geniş bir katılımla gerçekleştirildi.
Bu yıl da emek, fikir, kültür, sanat ve vefa alanlarında iz bırakan çalışmaları görünür kılmayı hedefleyen Mehmet Akif İnan Ödül Töreni, Mehmet Akif İnan’ın yalnızca bir şahsiyet olarak değil; bir fikrî istikamet, ahlaki duruş ve medeniyet perspektifi olarak yaşatılması vurgusuyla icra edildi.
Programa; Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu Mehmet Akif İnan’ın aile bireyleri, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, Ostim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yürek, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Özden, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Mehmet Akif İnan Vakfı Başkanı Hıdır Yıldırım, Memur-Sen Yönetim Kurulu ve bağlı sendikaların genel başkanları, siyasi parti ve kamu kurumu temsilcileri, komisyon başkanları, akademisyenler, edebiyat ve fikir dünyasından isimler ile çok sayıda davetli katıldı.
Ödül töreni; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderilen telgrafın okunması ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gönderilen telgrafta: “Hayatını hak ve hakikat mücadelesine adayan, kalemi, duruşu ve cesaretiyle nesillere örnek olan, şair, düşünür, muallim ve aynı zamanda yürekli bir dava adamı, Memur-Sen’in kurucusu Mehmet Akif İnan ağabeyimizi rahmetle yâd ediyorum.
Rabbim hepimize Mehmet Akif İnan gibi bir hayat yaşamayı, onun gibi geride hayırlı, şükranla yâd edilecek eserler bırakmayı nasip etsin Kamu görevlilerinin, milletimizin ve demokrasimizin savunuculuğunu üstlenen, en kritik süreçlerde milli iradenin yanında saf tutan, zor zamanlarda demokrasiye sahip çıkan Memur-Sen’i ve Mehmet Akif İnan Vakfı’nı gerçekleştirdikleri bu anlamlı ödül töreni dolayısıyla kutluyorum.
Törende ödül alanları, şahsım, ülkem ve milletim adına kutluyor, Allah'tan muvaffakiyetler diliyorum. Kıymetli misafirlerinizi en kalbî duygularımla selamlıyorum” ifadeleri kullanıldı.
Bakan Tekin: Akif İnan, emeğin izzetini merkeze alan bir mücadele terbiyesi bıraktı
Programda bir konuşma yapan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sözlerine merhum Mehmet Akif İnan’ı rahmet ve minnetle yâd ederek başladı. Akif İnan’ın, kalemiyle tefekkür eden, kürsüde sözü inşa eden ve sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden müstesna bir şahsiyet olduğunu vurgulayan Tekin, onun geride yalnızca eserler değil, bir mizan, bir ölçü ve bir ahlak çizgisi bıraktığını ifade etti.
Mehmet Akif İnan’ın hak arayışında dili kirletmeyen, adaleti savunurken ölçüyü zedelemeyen bir mücadele anlayışına sahip olduğuna dikkat çeken Tekin, “Bu akşam onun bıraktığı mizanın huzurundayız. Kendi sözümüzü, kendi duruşumuzu ve mesuliyetimizi tartıyoruz” dedi.
“Memur-Sen örnek bir tecrübe ortaya koyuyor”
Konuşmasında, dünyada söz ile fiil arasındaki uçurumun derinleştiğine, uluslararası hukukun ve insan onurunun güç dengeleri karşısında örselendiğine dikkat çeken Tekin, güçlü olmanın zulmetmenin değil; haysiyeti muhafaza etmenin ve hakkı savunmanın bir şartı hâline geldiğini vurguladı.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bakan Tekin, kökleriyle bağını koparmayan, dünyayı doğru okuyan, tarihini ve kültürünü bir istikamet kaynağı olarak gören nesiller yetiştirmenin önemine işaret etti. Sendikal mücadelenin de yalnızca teknik kazanımlar üzerinden değil, üslup, adalet ve sorumluluk bilinciyle anlam kazandığını belirten Tekin, Memur-Sen’in bu alanda örnek bir tecrübe ortaya koyduğunu ifade etti.
Ali Yalçın: Mehmet Akif İnan bir hatıra değil, yaşayan bir istikamettir
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise konuşmasında, Mehmet Akif İnan’ın şahsında vücut bulan mücadelenin bugün hâlâ diri ve yol gösterici olduğunu vurguladı. Yalçın, Mehmet Akif İnan’ın yalnızca bir şair ya da sendikacı değil; fikriyle, eylemiyle ve cesaretiyle bir medeniyet iddiasının temsilcisi olduğunu ifade etti.
“Şiiri mesuliyet, fikri dirayet, eylemi samimiyet olan bir öncünün mefkûresini yarına taşımak için buradayız” diyen Yalçın, Mehmet Akif İnan’ın isminin bir hatıra olarak değil, bir istikamet olarak yaşatılması gerektiğini söyledi.
“Duruşumuzun arkasında Akif İnan’ın halis fikirleri vardır”
Mehmet Akif İnan’ın Türkiye’nin emek tarihine yön veren kurucu bir akıl olduğuna dikkat çeken Yalçın, Memur-Sen’in sendikal duruşunun temelinde Akif İnan’ın yerli, millî ve medeniyet merkezli fikir dünyasının bulunduğunu söyledi. Yalçın, “28 Şubat’tan 27 Nisan’a, 15 Temmuz’dan bugüne kadar milletin iradesine yönelen her tehdide karşı sergilenen duruşun arkasında, Akif İnan’ın halis fikirleri vardır” dedi.
Ali Yalçın, Memur-Sen’in yalnızca özlük haklarıyla sınırlı bir sendikal anlayışı benimsemediğini; emek, adalet, aile, millet ve medeniyet değerlerini birlikte savunan bir mücadele hattında yürüdüğünü vurguladı. Bu anlayışla hem yurt içinde hem de mazlum coğrafyalarda insani sorumluluk üstlenildiğini ifade etti.
Hıdır Yıldırım: Mehmet Akif İnan Vakfı, vefanın kurumsal adıdır
Mehmet Akif İnan Vakfı Başkanı Hıdır Yıldırım da konuşmasında, Mehmet Akif İnan’ın hayatını, fikrî serüvenini ve sendikal mücadelesini kapsamlı bir çerçevede değerlendirdi. Akif İnan’ın altmış yıllık ömrünün, adeta sendikal mücadelenin zorlu şartlarına hazırlıkla geçen bir dava hayatı olduğunu belirten Yıldırım, onun edebiyat, öğretmenlik ve fikir dünyasındaki birikiminin sendikal mücadeleye güçlü bir temel oluşturduğunu söyledi.
Mehmet Akif İnan’ın sendikacılığı, medeniyetimizin diliyle yeniden yorumladığını vurgulayan Yıldırım, bugün Memur-Sen ve bağlı sendikaların bu sağlam fikrî temeller üzerinde yükseldiğini kaydetti.
Bu yıl aynı zamanda Mehmet Akif İnan Vakfı’nın kuruluşunun 10’uncu yılı olduğunu hatırlatan Yıldırım, Vakfın Akif İnan’a duyulan vefanın kurumsal bir tezahürü olduğunu söyledi. Vakfın; eğitim, kültür, düşünce, akademik çalışmalar ve insani yardım faaliyetleriyle Akif İnan’ın medeniyet davasını yaşatmaya devam ettiğini ifade etti.
Yıldırım, Mehmet Akif İnan Ödüllerinin, Akif İnan’ın ait olduğu düşünce dünyasının görünür kılınması, bu fikrî mirasın işlenmesi, çoğaltılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından önemli bir teşvik mekanizması olduğunu dile getirdi.
“Mehmet Akif İnan hepimizin kardeşidir”
Ödül töreninde söz alan Mehmet Akif İnan’ın kardeşi Ahmet İnan ise merhum Akif İnan’ın çok kıymetli bir yazar, şair, mütefekkir, sendikacı olmasının yanı sıra kendisinin bir dava adamı olduğunu dile getirdi. Mücadeleci bir ruha sahip olan Akif İnan’ın kendisinin biyolojik kardeşi olduğunu ifade eden Ahmet İnan, aslında tüm Memur-Sen teşkilatının Akif İnan’ın kardeşi olduğunu söyledi.
Yapıcıoğlu: Hepimiz için büyük önem arz ediyor
Programda konuşan HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ise Mehmet Akif İnan’ın toplumun büyük bir kesimi için güçlü bir anlam ifade ettiğini belirterek “Tek başına da kalsa doğru bildiği yolda yürümeyenler dava adamı olamazlar. Kendi kültür ve medeniyetiyle bağlarını koparanlar fikir adamı olamaz. İşte bu nedenle merhum Mehmet Akif İnan hepimiz için büyük önem arz ediyor” diye konuştu.
Altı kategoride ödüller sahiplerini buldu
Konuşmaların ardından, çalışma hayatı, kültür-sanat-edebiyat, uluslararası değer, üstün hizmet, vefa başta olmak üzere altı ayrı kategoride Mehmet Akif İnan Ödülleri sahiplerine takdim edildi. Törende, emek, fikir ve medeniyet mücadelesine katkı sunan isimlerden;
- Jüri Özel Ödülü, alanındaki öncü çalışmaları dolayısıyla Dr. Dilek Gürsoy’a verildi.
- Çalışma Hayatı ve Emek Ödülü, emek dünyasına yaptığı katkılar nedeniyle Prof. Dr. Mustafa Böyükata’ya takdim edildi.
- Başarı ve Teşvik Ödülü, ortaya koyduğu örnek çalışmalar dolayısıyla Taha Kılınç’a verildi.
- Kültür, Sanat ve Edebiyat Ödülü, edebiyat dünyasına sunduğu özgün eserler ve düşünsel katkılar nedeniyle Ebubekir Eroğlu’na layık görüldü.
- Üstün Hizmete Vefa Ödülü, ilim ve düşünce hayatına uzun yıllara yayılan katkıları dolayısıyla Prof. Dr. Bekir Karlığa’ya takdim edildi.
- Uluslararası Değer Ödülü ise, insanlık onuru ve dayanışma adına yürüttüğü faaliyetler nedeniyle Sumud Filosu’na verildi.





